Top Blogs



  • DAKOTA
  • HQ Celebrity Pictures
  • internetten para kazanın









    Click Below & Visit My Spymac Gallery
    Aşağıya Tıklayın & Spymac Galerimi Gezin




    ClickThru HotSpot!



    MyChildhood - Cocuklugum

    Archive

    • February 2007
    • March 2007
    • April 2007
    • May 2007
    • June 2007
    • July 2007
    • August 2007
    • September 2007
    • October 2007
    • November 2007
    • December 2007
    • January 2008
    • February 2008
    • March 2008
    • May 2008

    Previous entries

    • Sevket UGURLUER - Unforgettable Hits
    • ILHAN SELCUK
    • ILHAN SELCUK
    • 8 MART DUNYA KADINLAR GUNU
    • 2008'in ilk AY TUTULMASI - Lunar Eclipse
    • BUYUK INSANLIK SUCU !!!
    • i'm making difference
    • Keep On Lovin' You
    • Olmaz Olmaz Deme
    • How Sagittarius AM I ?
    I just Listened :





    "UFO Gerçeği Açıklansın!"
    İmzanız ile destek olun


    My BlogMad Ranking

    Sites That Enchant Me


  • Dali
  • Xprodoksit
  • Drag
  • Kozanay
  • 3d Studio Max
  • Photoshop Office
  • Özgür Eşek
  • Erspek
  • TestrXp
  • 10bin100
  • Dilek Kutusu
  • Erülke
  • Linkoloji
  • Blog & Murat
  • ilginçlink
  • Sterlicya
  • Ahkam Kuşu
  • FishBoy
  • GIO
  • Neracruz
  • LUISA
  • PEPE
  • That "Thing"
  • Bhutan Trips
  • Nishanthe



  • pingoat_9.gif






















    blog rating and reviews
    JOIN
    Blogs By Women

    Blog Search: The Source for Blogs Nubbit Blog Directory
    Personal blogs
    blog search Blog Search
    submit blog Get More Blog Traffic


    website counter

    Friday, March 21, 2008

    ILHAN SELCUK


    RTE, XIV'üncü Louis mi?..


    Geçenlerde (14.03.2008) bu köşede "Sonra Oturup Ağlamasınlar" başlığı altında bir yazı yayımlandı...

    Ne diyorduk?..

    "Gün geçtikçe gelişip yoğunlaşan iletişim teknolojisi bizde neye hizmet ediyor ?..

    İslamcılığın (İslamın değil) beş şartına...

    Bir azgınlık.. bir azgınlık ki demeyin gitsin...

    Neden bu azgınlık?..

    İslamcılar -ılımlısı ve köktencisi- artık ülkeyi, belediyeleri, devleti, her şeyi ele geçirdiklerine inanıyorlar...

    ............................

    AKP iktidarı belli hedefe doğru doludizgin yürüyor, yandaşları da içmeden sarhoş olmuşlar...

    Ülke altüst...

    Herkes birbirine soruyor:

    - Ne olacak?..

    Bu gidişle bir şeyler olacak...

    Ama ben (...) şimdiden haber vereyim...

    Bir şeyler olduğunda sonuç düşündükleri gibi çıkmazsa, oturup mazlum rolünde ağlamasınlar ... "

    *

    Birkaç gün sonra Yargıtay Başsavcısı AKP'yi kapatma davası açınca dinci ya da liboş gazetelerde yorumlar - haberler yayımlandı...

    Dediler ki:

    - İlhan Selçuk davadan haberliydi...

    Geri zekâlılığın üst göstergesiydi bu tür yazılar...

    Çünkü zaten iki ay önce Yargıtay Başsavcısı dava uyarısını yapmış, haber bütün gazetelerde yayımlanmıştı...

    Peki, şimdi ne olacak?..

    *

    Başsavcı görevini yaptı, davayı açtı...

    Davalı iktidar partisi ve iktidara bağlı medya kendinden geçmiş ve çıldırmış gibi...

    AKP iktidarı hukuku, anayasayı, yasaları, Başsavcı'yı, yargıyı tepeleme savaşımının borularını durmadan üflüyor...

    Ve herkes yine birbirine soruyor:

    - Ne olacak?..

    *

    Ya anayasal hukuk işleyecek...

    Ya da AKP iktidarının çılgınca gidişatıyla her şey birbirine girecek...

    RTE yoksa hastalandı mı?..

    14'üncü Louis edasıyla diyor ki:

    "- Devlet benim..."

    Başbakanın dengesizliği ortalığı allak bullak ediyor, sapla saman birbirine karışıyor, siyasetin karnı neredeyse burnuna değecek, hamilelik sancıları bir şeylere gebeliği pompalıyor...

    Evet, bu gidişle bir şeyler olacak...

    RTE 14'üncü Louis gibi 'devlet benim' dedikçe Türkiye'nin dengeye girmesi, ortalığın sakinleşmesi ve normalleşmesi olanaksız...

    Ya RTE anayasaya ve yargıya 'sokaktaki adam' gibi saygı gösterecek...

    Ya da 14'üncü Louis olmadığını RTE'ye anımsatacak ve öğretecek bir hesaplaşmaya hazırlıklı olalım...

    Aklın bir başka yolu yok...

    İlhan SELÇUK
    CUMHURİYET (21.03.2008)

    Labels: Cumhuriyet, İlhan Selçuk

     
    posted by KOKOPELLI at 19:58, | 0 comments

    ILHAN SELCUK

    "Sonra Oturup Ağlamasınlar"

    AKP İslamcılığının -İslamın değil- beş şartı artık oluştu:

    Dedikodu..
    Şantaj..
    Yalan-dolan..
    Çıkarcılık..
    Yolsuzluk..

    Dinciliğin gün geçtikçe ağır bastığı medyayı da ancak maşayla tutabilirsin...

    *

    Peki, gün geçtikçe gelişip yoğunlaşan iletişim teknolojisi bizde neye hizmet ediyor?..

    İslamcılığın beş şartına...

    Üstelik kuşkulu dinlemeler üzerine bina edilen kanıtsız tanıksız 'ne idüğü belirsiz' davalar da medyada özellikle pompalanıyor...

    Bir azgınlık.. bir azgınlık ki.. demeyin gitsin..

    Neden bu azgınlık?..

    İslamcılar -ılımlısı ve köktencisi- artık ülkeyi, belediyeleri, devleti, her şeyi ele geçirdiklerine inanıyorlar...

    *

    Azgınlığın dinci gazete sayfalarına nasıl yayıldığına ilişkin bir örnek vereyim..

    Dinci köşe yazarı yazıyor:

    "- Cumhuriyet mitinglerini düzenleyenlere derin devlet mi dersiniz, derin çete mi dersiniz?.."

    "- Devleti temsil eden 'Bayrak' ve 'Cumhuriyet' , devleti ele geçirmeye çalışan çetelerin eline geçmiş..."

    "- Özelleştirme İdaresi Başkanı'na düştü bu iş galiba... Hadi, derin devletin mallarını ve şirketlerini legal devlete, oradan da ihale yolu ile satış için TMSF'ye gidin... Cumhuriyet'in mal varlığını Cumhuriyet'in hazinesine irad kaydedin..."

    "- Devlet bir an önce, iddialar doğru ise, mahkeme kayıtlarına geçen iddialar çerçevesinde Cumhuriyet gazetesi, ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği), ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği), Vatansever Güç Birliği gibi derin yapıların paravan örgütlerine derhal el koymalı..."

    *

    Eveeet...

    AKP iktidarı belli hedefe doğru doludizgin yürüyor, yandaşları da içmeden sarhoş olmuşlar...

    Ülke altüst...

    Herkes birbirine soruyor:

    - Ne olacak?..

    Bu gidişle bir şeyler olacak...

    Ama, ben Cumhuriyet'e "İslamcı AKP Devleti" nin el koymasını isteyen gazeteye şimdiden haber vereyim...

    Bir şeyler olduğunda sonuç düşündükleri gibi çıkmazsa, oturup mazlum rolünde ağlamasınlar.

    İlhan SELÇUK (14.03.2008)
    ***
    ve EVET... Bir şeyler olacak !
    İlhan Selçuk'un kılına zarar verin, o zaman asıl olacakları göreceksiniz ...

    Labels: Cumhuriyet, İlhan Selçuk

     
    posted by KOKOPELLI at 19:39, | 0 comments
    Saturday, March 8, 2008

    8 MART DUNYA KADINLAR GUNU



    In 1910 the first international women's conference was held in Copenhagen (in the labour-movement building located at Jagtvej 69, which until recently housed Ungdomshuset) by the Second International and an 'International Women's Day' was established, which was submitted by the important German Socialist Clara Zetkin. The following year, IWD was marked by over a million people in Austria, Denmark, Germany and Switzerland. However, soon thereafter, the Triangle Shirtwaist Factory fire in New York City killed over 140 garment workers. A lack of safety measures was blamed for the high death toll. Furthermore, on the eve of World War I, women across Europe held peace rallies on 8 March 1913. In the West, International Women's Day was commemorated during the 1910s and 1920s, but dwindled. It was revived by the rise of feminism in the 1960s.


    26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentindeki tekstil fabrikası yangınında ölen 129 kadın işçi anısına 8 Mart'ın "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

    İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de kutlanmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanmasını kabul etti. Sendikalar yıllarca bu önemli günde kadına yönelik ayrımcılığı daha güçlü olarak dile getirdi.

    Türkiye'de ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül Darbesi 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya başlandı.

    source : wikipedia

    Labels: Kadınlar Günü, Women's Day

     
    posted by KOKOPELLI at 15:48, | 0 comments